Kayıtlar

Eylül, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dünyanın En Eski Saat Kulesi

     1386 senesinde kurulan dünyanın en eski mekanik saat kulesi olan Salisbury Katedrali saat kulesi şu an hala aktif olarak çalışmaya devam etmektedir. Johannes, Williemus Vrimand ve Johannes Jietuijt of Delf adlı üç horolog tarafından elle işlenmiş demirden yapıldığı tahmin edilmektedir. İngiltere'nin en yüksek çan kulesine sahip olan katedral mimari açıdan çok göz önünde olmasına rağmen, saat 1792 yılında katedralin geçirdiği bakım sırasında yıkılan eski bir saat kulesinde bulunmuştur. Bundan sonra 1929 yılına kadar muhafaza edildiği depoda toz içinde bırakılmıştır. 1956 yılında ise tekrardan kullanılmak için küllerinden yeniden doğmuştur. İlk anda aşina olduğumuz saatlere benzemeyen bu nadide saat, akrep ve yelkovanın olmamasıyla da farkını ortaya koymaktadır. Bir gün Salisbury taraflarına yolunuz düşerse bu güzel kentle beraber bu tarihin içinden kopup gelen bu zaman bekçisini de mutlaka ziyaret edin.

Hayatın Amacı Nedir?

      H ayatın amacı konusunda herkesin ayrı bir fikri olsada günün sonunda hepimiz hayatta kalmak için yaşıyoruz öncelikle. Peki bizi asıl motive eden kavramlar neler? Bu sorunun cevapları kişiden kişiye farklı olsa da benim kanaatim hayatın   yegane gayesi onu anlamlandırmaktır Sonuçta hepimiz günün birinde o kara toprağın içine gireceğiz. Ama insan son nefesinde hayatının boşuna geçtiğini fark etmek istemez, çünkü bu dünyada bir iz bırakmak ister. Herkes tabiki dünya tarihine etki bırakacak bir hayat yasayamaz, ama onu yine de belli ölçülerde geliştirebilir. Kimi insanlık için büyük icadlar yapar kimi en azından ufak bir çocuğun hayatında bir iz bırakır. İnsanın bu aslında sonsuzluğa kalma çabası herkesin farkettiği bir dürtü değildir. Yalnızca içimizde biz farketmeden yürür ve ölüme yakın hayatımızı sorgulamamızı sağlar. O yüzden hayatımızın her anının kıymetini bilelim ve onu taçlandıralım. Bu yönde çabaladıkça sizde içinizdeki kıpırdanmayı daha net göreceksiniz. 

Dünyanın En Değerli Saat Markası

            Ş u an için Dünyanın en değerli saat markası herkesin tahmin edebileceği gibi Rolex firmasıdır. Bu markanın popülerliğinin çığ gibi büyümesinin bir çok farklı sebebi olmasına rağmen, benim gözlemlediğim kadarıyla yıllar içinde markanın kendini konumlandırdığı zenginliğin timsali olma mottosu bunda büyük etken olmuştur. Her ne kadar apple akıllı saatleriyle piyasaya şok etkisi yapmış olsa da  mekanik saatlerin eşsizliği konusunda lüks saat sektörü yıllarca üstünlüğünü büyük oranda koruyacak gibi. Erkekler için saat bir prestij simgesi olmayı sürdürdüğü müddet lüks saat sanayi yoluna devam edecektir.

Tissot Classic Dream

        T issot Classic Dream yıllarca kullanmaktan zevk aldığım rahat, hafif, klasik ve konforlu bir saat modeliydi. Özellikle deri kayışıyla birlikte çok güzel ve estetik duruyor. Bileklerim ince olduğu için 38 mm. olan kasa çapı benim için gayet yerinde oldu.Roma rakamlı indeksleri ve zarif akrep ve yelkovanı saate orjinal bir hava veriyor. Safir camının olmasıyla benim gibi sürekli sağa sola çarpan birisi için camının çiziksiz olmasını sağladı. Camın çizilmeye dayanaklı olması çok önem verdiğim bir konu saatlerde. Takvim göstergesi ise klasik 1-31 arası gidip geliyor, ayın 30'u olan aylarda ayarlamayı kendimiz yapmamız gerekiyor. Fiyat olarak bir İsviçre saati için uygun etikette satılıyor. Swatch grubuna ait olduğu için içinde ETA 805.112 makinesi vardı ve kullanım süreci boyunca herhangi bir sıkıntısıyla karşılaşmadım. Bu arada pili bitmeye yakın saniye kolu 2 saniye atarak ilerliyor. Sonuç olarak güzel ve şık bir saati uygun bir fiyata almak isteyenlerin tercih edebilece

Dedemin Köstekli Saati

      İ nsan doğası gereği hayatında önemli yer tutan kişilerle beraber bazı eşyaları duygusal olarak özdeştirirler. Bu kimi zaman yaptığı son yemeği kimi zaman ondan yadigar kalan bir baston olabilir. Benim açımdan da dedemin köstekli saati benim olamasa da aklımda hep bu şekilde yer etmiştir. Küçükken ona dokunmak, ondan saati görmenin ayrı bir büyüsü vardı. Kimi zaman dedem elini usulca yeleğinin içine sokar oradan çıkardığı saatine bakarak bir şeyler düşünmeye başlardı. Ne yazık ki zaman iyi bir öğretmen olmanın yanın da acımasızdır da. Ölüm vakti yaklaştığında saati onu son anlarına kadar tıpkı sadık bir dost gibi hiç yalnız bırakmadı. Şimdi benim ellerimde dedemin hatıralarından kalan önemli bir mihenk taşı olarak yer eden bu köstekli saat, umarım hala çalışmaya devam ediyordur.

İnce Bilekler İçin Saat Önerileri

        S aat takmayı gerçekten çok seviyorum, ama bileklerim ince olduğu için çok beğendiğim saat modellerinin çoğunu kullanamıyorum. Yinede birkaç pratik çözüm ile ince bilekler içinde şık ve güzel saatleri kullanmak sorun olmaktan çıkıyor. Öncelikle en hayat kurtarıcı etken bileğinizin 15 cm'den küçük olup olmadığı. Eğer benim gibi küçükse kasa çapı 40 cm geçen saatleri kullanmayın, çünkü bileğinizden taşan saatler estetik olarak güzel durmayacaktır. Günümüzde her ne kadar kasa çapı büyük saatler moda olsa da bu noktaya dikkat etmek gerekli. En düşük kasa çapı olarak da 38 cm'nin altına düşmeyin, çünkü bunun altında da kadın saati veya mücevher gibi duracaktır. İkinci olarak da kayış seçimi gelmektedir. Hem ince hem de şık durduğu için burada seçiminizi deri kayışlardan yana kullanmak akıllıca olacaktır. Çelik bezeller her ne kadar sportif dursalarda ince bileklerde kaba durma ihtimali fazladır.  Üçüncü olarak da kasa kalınlığın çok fazla olmamasına dikkat etmek gere

Dünyanın İlk Saat Markası

        V acheron Constantin  firması 1755 yılında Cenevre'de kurulan dünyanın en eski saat markasıdır. Şu anda yüksek kalitede saatler üretmeye devam etmektedir. Kendi mekanizmasını üreterek piyasada ki en pahalı saatler konusunda Patek Philippe ile yarışmaktadır.

Omega

Küçüklüğümden beri uzaya hep bir merakım olmuştur. O sonsuz boşluğa bakıp da bilinmezliğin içinde kaybolmak ve bilinmeyene olan korku hep iç içedir. İşte Omega Speedmaster ile karşılaşmamızda bu uzaya olan heyecanımız olmuştur. Düşünün ki yıl 1969 ve insanlık Apollo 11 ile  aya ulaşmanın eşiğindeyken astronotlardan Buzz Aldrin'in kolunda bir Omega Speedmaster var. Tabi ki bu saatin seçilmiş olması tamamen uzun incelemelerin ve testlerin sonunda oluyor. Bu efsane saati takmanın zevkini sanırım tarif etmek zor. Sonuçta en buz değil bi dünya mesafe yol almış bir saat.

Rolex

Rolex şu anda dünyada en iyi bilinen saat markalarından biri.Lüks ve zenginlik üzerine kendini inşa etmiş bu firma benim açımdan dünyanın ilk su geçirmez saatini bulması açısından önemli. Düşününce ilk bulunduğu zaman için ne kadar büyük bir yenilik. Bu saatin bu özelliğini herkese göstere göstere kanıtlamak için 1927 senesinde Manş denizi Mercedes Gleitze adlı İngiliz yüzücü yüzerek geçmiştir. İşte bu yükseliş ile Rolex o günden beri kalitenin timsali olmayı kendine amaç edindi. Bugün saat markaları arasında en 5.4 milyar dolar değeri ile en tepede yer almaktadır. Özellikle dalgıç tipi saat modellerini sevenler için Deepsea Challenge modeli 12.000 metreye kadar su geçirmeme özelliği ile saat teknolojisinde geldiği noktayı fazlasıyla gösteriyor.

Nomos Glashütte

Glashütte, Berlin şehrine yakın dağların ve ormanların arasında kalan ufak bir alman kasabası, ama bu kasabayı farklı yapan saat üretiminde olan eşsiz yeri. İşte bu kasabanın en ünlü saat firmalarından biride Nomos'tur. En sevdiğim minimal dizaynlara sahip saat markasıdır aynı zamanda. Saatlerinin %95'ini yerli parça kullanarak üreten bu firma köklerine olabildiğine bağlı olması ve modern dizaynları ile saat severler  kendine bağlamayı gerçekten de biliyor.

Meistersinger

Resim
Manfred Brassler tarafında 2001 yılında Almanya'nın Münster şehrinde kurulmuş çok genç ama başarılı bir saat markasıdır. Benim dikkatimi çeken ise tek kollu olarak ürettikleri saat modelleridir. Hatta ilk defa Türkiye için üretilmiş özel modelleri de vardır. Bu sade tek kollu saatleri 5 dk. ara ile saati bizlere gösterse de bir süre sonra bunun çokta önemli olmadığını kavrayabiliyorsunuz. Zaten kendileri de eski zamanlardaki ortaçağ kulelerindeki saatlerinde bu şekilde olduğunu belirtiyorlar. Yani 5 dakikanın zaman dilimi için yeterli olduğu düşünüyorlar ve bir bakıma da haklılar gibi.

Grand Seiko

Resim
Seiko saatlerini herkes gibi önce babalarımızın bileklerinde görerek sevdik, sonra bununla beraber duygusal bir yakınlaşma oluştu bu firmaya. Yıllarca bir seiko sahibi olmak istedim bu yüzden ama nasıl olduysa bir türlü almaya karar veremedim. Bu süreçte firma hakkında yeniden bilgilerimi tazelemek isterken Grand Seiko markasıyla karşılaştım. Bu marka bir zamanlar Seiko markasının bir koleksiyonu gibi bulunurken şu anda tamamen ayrı lüks saat kategorisinde bir firma yapısına bürünmüş. Japon saat endüstrisinde böyle lüks bir sınıf saat markasını şimdiye kadar fark etmemiştim. Markanın saatlerine baktığımda ise kalitesi hakikaten insanı etkiliyor. Marka ilk modelini ise 1960 senesinde piyasa sürmüş. İşin ilginci sırf üretim aşamasında tozdan etkilenmesi için fabrikayı dağ başına kurmuşlar. Bu Japonlar hakikaten ilginç insanlar. Diyeceğim o ki Japonlar belki çok kısıtlı bir yelpaze ile de olsa lüks segment için kaliteli ürünler yapabileceklerini ortaya koymuşlar. Mekanik saat kon

Panerai

Resim
Pinterest'te saat modelleri arasında gezerken ilk defa dikkatimi çeken bir saat modelini görmüştüm. Gerçekten yalın ve anlaşılır bir kadran yapısıyla beni büyülemişti, ama bileklerimin ince olması sebebiyle büyük kasa yapısı gözümü korkutmuştu. Firma hakkında merakım işte böyle başladı. Saatlerin gelişimini takip ettiğinizde teknolojinin bütün alanlarında olduğu gibi askeri ihtiyaçlar sonucunda bir ilerlemenin olduğunu görürsünüz. Panerai de İtalyan deniz kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda sualtı operasyonları için ideal bir dalış saati geliştirmiştir. Okunaklı yapısı sualtı görevlerinde dalgıçların işini kolaylaştırırken, radium indikslerde denizin karanlığında dalgıçlara eşsiz bir avantaj sağlamıştır. Artık tamamen bir saat ikonu olmuş modelleriyle kendi tarzını yaratan bu firma Floransa doğumlu olmasına rağmen endüstrinin kalbi olan İsviçre topraklarına geçmiştir. Fiyat olarak üst sınıf bir marka olduğunu göstermektedir. Eminim her saatseverin takmak isteyeceği bir

Mondaine

Resim
Mondaine markası ülkemizde çok bilinen bir marka olmamasına rağmen İsviçre de tren kullananların ilk bakışta tanıyabileceği ikonik bir saat üreticisidir. Saatlerinde basitlik ve yalınlık hem sportif hem de klasik bir hava katmaktadır. Nispeten ulaşılabilir bir fiyat aralığında saatler satmasıyla da İsviçre saatleri arasında sıyrılmaktadır. Benim saat modellerinde öncelikle dikkatimi çeken husus kadran tasarımının sadeliği ve okunabilirliği olmuştur. Eğer bir gün İsviçre'ye yolununz düşerse veya oralarda bir tanıdığınız varsa mutlaka saatlerinden birini koleksiyonunuza eklemenizi öneririm. Neredeyse her kasa çapında ürünlerini bulabiliyorsunuz.