Kayıtlar

Ekim, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dünyanın En Eski Saat Kulesi

     1386 senesinde kurulan dünyanın en eski mekanik saat kulesi olan Salisbury Katedrali saat kulesi şu an hala aktif olarak çalışmaya devam etmektedir. Johannes, Williemus Vrimand ve Johannes Jietuijt of Delf adlı üç horolog tarafından elle işlenmiş demirden yapıldığı tahmin edilmektedir. İngiltere'nin en yüksek çan kulesine sahip olan katedral mimari açıdan çok göz önünde olmasına rağmen, saat 1792 yılında katedralin geçirdiği bakım sırasında yıkılan eski bir saat kulesinde bulunmuştur. Bundan sonra 1929 yılına kadar muhafaza edildiği depoda toz içinde bırakılmıştır. 1956 yılında ise tekrardan kullanılmak için küllerinden yeniden doğmuştur. İlk anda aşina olduğumuz saatlere benzemeyen bu nadide saat, akrep ve yelkovanın olmamasıyla da farkını ortaya koymaktadır. Bir gün Salisbury taraflarına yolunuz düşerse bu güzel kentle beraber bu tarihin içinden kopup gelen bu zaman bekçisini de mutlaka ziyaret edin.

İsviçre Saat Yapımı ve Kültürünün Gelişimi

P eynirleri, çikolatası ve Alp dağlarında gezen Heidi ile tanıdığımız İsviçre'nin benim için önemi tabi ki de saat üretimi geçmişi olmuştur. Bu yüzden saat ile kendini tanımlayan İsviçrelilerin, bu işte kendilerini nasıl bu kadar geliştirdiğini ve saatin gelişim öyküsünde başka kültürlerin de etkisini göreceğimiz gerçekten merak uyandıran bir yazı kaleme almak istedim. O zaman yavaş yavaş hikayemize başlayalım. Günümüzde saatlere kazınan "Swiss Made" yazısı o saatin yalnızca üretim yerini göstermenin ötesinde başlı başına bir marka olmuş durumda. Bu marka da günümüzde çok sıkı kurallarla kontrol edilmekte ve standartları üst seviyelerde tutarak markanın prestiji korunmaktadır. Bugün saat satın alırken bu üzerimizde büyük bir etki yapıyor, çünkü yüzyılların getirdiği bir algı oluşmuş durumda. Bu yüksek bilinirlikte sonuçta fiyatların yükselmesini sağlıyor. Saatin Gelişimi İsviçrelilerin saat yapımında bu kadar uzun bir geçmişlerinin olması onların saatin mucid

Tag Heuer Hakkında Bilmeniz Gereken Gerçekler

              T ag Heuer günümüzde lüks saat sektörünün en önemli firmalarından biri ve özellikle dakiklik deyince akla gelen saatleri tasarlayan usta bir saat markası. Şimdi bu firma hakkında bilmeniz gereken ilginç gerçeklere bir göz atalım. Spor Geçmişi 1980 yılında Edouard Heuer tarafından Jura bölgesinde kurulan firma kısa zamanda hassas zaman ölçümleri ile ünlendi. 1880'li yıllarda özellikle spor müsabakalarında yer almaya başladı. Antwerp, Paris ve Amsterdam Olimpiyatlarında katıldı.  1933 yılında Autavia modeli ile yarışlarda kullanılan arabaların konsoluna saati yerleştirdi. Bu gün spor geçmişine sadık kalan firma ne yazık ki ünlü moda devi LVMH bünyesi altında yaşamaya devam ediyor. Kronograftaki Zerafet 1187 yılında Edouard Heuer "oscilating pinion" sistemini keşfetti. Bu kronograf mekanizması saniye çarkı ile saatin saniye çarkı arasında geçişi sağlayan mekanik bir parçadır. Şu an hala kullanılan bu parça o zaman için çok önemli bir yeniliktir.

Tutima Saat Tarihi

      G lashütte kasabasının nadide markalarından biri olan Tutima saat firmasını inceleyeceğiz bu seferde. 1845 yılında Ferdinand Adolph Lange'nin atılımıyla saat yapımına başlayan bu kasaba birbirinden ünlü saat markaların da beşiği olmaya başlıyor.  Alman saat endüstrisini ayağa kaldırmak için  1918 yılında kurulan Deutsche Prazisions-Uhrenfabrik (DPUF) öncelikli olarak cep saatleri üretmek amacıyla kuruldu, fakat 1. Dünya Savaşından Almanya'nın yenik olarak çıkması aynı zamanda ülke ekonomisininde çökmesine sebep oldu. Ülke derin bir enflasyon batağına saplandı. Fabrika bu şartlarda üretimine devam etmekte zorlanıyordu. Nihayetinde 1923 yılında finansal krize girmesinin neticesinde fabrikadaki makinelerin satışına başlandı. Yeni Hedefler Dr. Ernst Kurtz'un kasabaya gelmesi yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Uhren-Rohwerke-Fabrik Glashütte (Urofa) ve Uhrenfabrik Glashütte (Ufag) fabrikalarını DPUG'nin küllerinden kurmayı başarmıştır. 1930 yılların ekonomik b

Dunkirk ve İkinci Dünya Savaşı İngiliz Saatleri

       2017 yılının belki de en güzel filmiydi Dunkirk. 2. Dünya Savaşının  kırılma anlarından biri olan bu geri çekilme operasyonu bütün gerçekçiliğiyle sinemaya yansıdı. Tabi ki bu operasyonun en kilit noktalarında İngiliz Hava Kuvvetleri (RAF) vardı. Filmde de RAF pilotu olarak ünlü oyuncu Tom Hardy yer alıyor. Christopher Nolan dönemin atmosferini en iyi şekilde yansıtmaya çalışırken bende Tom Hardy in kullandığı saati merak ettim, ama filme ne yazık ki böyle bir sahne bulunmuyordu. Bu sebeple merakımı gidermek için İngilizlerin 2. Dünya Savaşında kullandığı saati araştırdım. 2. Dünya Savaşında İsviçre Nazi kontrolündeki ülkelerin arasında kalmış olmasına rağmen Müttefik güçlerine kol saati tedarik etmekte bir sıkıntı içinde değildi. Özellikle navigasyon saatlerinin büyük bir kısmı İsviçreli saat üreticileri tarafından karşılanıyordu. Bu saatlerin büyük kısmı Omega firması tarafından sağlanıyordu.  Bu saatler arasında en rağbet göreni CK2129 modeliydi. RAF bu saatlerden ya

Tissot Saat Tarihi

                                  İ lk İsviçre saatimi üniversitede çalıştığım ilk parayla almıştım. Eminö'nünde şimdi ismini hatırlayamadığım bir saatçiden 2013 yılında Tissot T-Classic Desire modelini beğenmiştim. Rahat edeceğim ve ince bileklerimde kaba durmayacak bir saat arıyordum. Satıcı bana bu modeli önermiş ve Tissot markasını da öve öve bitirememişti. Hem modeli hem de markayı ucundan da olsam bildiğimden saati beğenerek aldım ve o günden sonra yaklaşık 10 sene boyunca severek kullandım. İşte Tissot tarihiyle bir noktada kesişmemiz bu saat modeli ile oldu. Benim için kısa bir dönem tanışıklığımız olmasına rağmen şimdi öğreneceğimiz gibi aslında onun çok uzun bir geçmişi vardı. Tissot Doğuyor 1853 yılında Charles Felicien Tissot ve oğlu Charles Emile güçlerini birleştirerek İsviçre'nin Le Loche şehrinde "Charles-Felicien Tissot&Son" şirketini kurdular. Geniş bir koleksiyonda köstekli ve kolye saat (pendant watch) bulunduran firma bunları a

Seiko Saat Tarihi: Bir Japon Başarı Hikayesi

Resim
        B abalarımızdan sevdiğimiz en nadide Japon belki de o. Küçükken hayranlıkla bir gün sahip olmak istediğimiz bu markanın tarihine kronolojik bir sırayla bakalım o zaman. Seiko'nun bu uzun geçmişinde Japon saat endüstrisinin gelişimine de şahit olacağız. 1881 22 yaşında genç bir girişimci olan Kintaro Hattori 1881 yılında Tokyo'da saat tamir ve satış mağazasını açtı. Bundan 11 yıl sonra 1892 yılında "Seikosha" fabrikasını açacaktı. 1895 Gelişen işlerinin etkisiyle 1895 yılında ilk cep saati olan "Timekeeper" modelini üretti. Bu Japonya'nın ilk kol saatini üretme yolunda ilk aşamaydı. 1913 "Taisho Era" zamanında Japonya'da kol saatleri çok modaydı, ama birkaç marka dışında ithalat yapılmıyordu. Bu fırsatı gören Kintaro 1913 yılında Japonya'nın ilk kol saati olan "Laurel" modelini geliştirdi. 1929 1929 yılında Japonya Demir Yolları, Seiko firmasını resmi saat tedarikçisi ilan etti. Tren konsollarınd

Jaeger-LeCoultre Reverso: Polo Sporu ve İki Yüzlü Saat

                  H epimiz saatlerimizi öncelikli olarak ya fonksiyonelliğine ya da tasarımına göre seçiyoruz ve bu durum saat kullanma alışkanlıklarımızı belirliyor. Ekstrem sporlar yapanlar zor şartlara dayanıklı saat modellerine yönelirken günlük kullanımda ise daha rahat ve sade saatleri seçiyoruz. Bu durum Polo sporu içinde farklı bir hikayenin doğmasına sebep olmuştu ve Jaeger-LeCoultre Reverso modelinin hayat bulmasını sağladı. Bu saatin özelliklerine ve farklılıklarına ise aşağıda hep beraber bakalım. Polo Sporu ve Kırık Saatler Bütün endüstriyel ürünlerde olduğu gibi saatte de ihtiyaçlardan hareketle yeni ve inovatif ürünler zamanla oluşur.  Jaeger-LeCoultre Reverso modelinin hikayesi de bu insani ihtiyaçlardan doğdu.  1931 yılında Hindistan'da çalışan İngiliz memurları, polo maçları sırasında saatlerinin kırılmasından şikayetçiydiler. Bana her ne kadar bir maçta saat kullanmak saçma gelse de sanırım İngiliz memurları saatlerinin şıklığından ayrı kalmak istemiyorla

ETA: Saat Mekanizmasının Ruhu

                  İ lk İsviçre saatimi almaya gittiğim zamanı hayal meyal hatırlıyor olsam da satıcının bana saatin özelliklerini hızlı hızlı anlatırken cümlelerinin arasında saatin mekanizmasının ETA yapımı olduğunu ve bu yüzden gerçekten kaliteli bir ürün aldığımı belirtmişti. O zaman için üzerinde durmadığım bu detay şimdi düşününce aslında saatin kalbinin ne kadar önemli olduğunu bana hatırlatıyor ve aslında ETA markasının saat endüstrisi açısından ne kadar büyük ve önemli olduğunu ortaya koyuyordu. Bugün ETA saat endüstrisi için bir dev. Swatch grubun bütün yükünü üstünde taşıyan bu mekanizma üretici son yıllara kadar diğer İsviçre saati üreticilerine mekanizma sağlıyorken Swatch grubun kararıyla sadece kendi saatleri için mekanizma üretir hale geldi ve bu noktada diğer saat markaları kendi mekanizmalarını üretse de ETA'nın eski ihtişamı devam etmektedir. Bu konumuzda da işte bu mirasın incelemesi ile saat üretiminin derinlerine doğru bir yolculuğa çıkacağız. Öncelikl

Fossil: Saat Modasına Yön Veren Firma

              B u aralar Türkiye'de çok moda olan bir saat firması hakkında bilinmeyenleri veya çok dikkatimizi çekmeyen gerçekleri öğreneceğiz. Aslında sevdiğim modelleri olmasına rağmen yıllardır vitrinlerdeki saatlerine öylesine bir bakar geçerdim, ama aslında ne kadar ciddi bir marka olduğunun yeni yeni farkına varıyorum. Şimdi Fossil'in bu ilginç hikayesine bir göz atalım. Fossil Grup 1984 yılında Tom ve Kosta Kartsotis kardeşler tarafından Amerika'nın Teksas eyaletinin Richardson şehrinde kurulmuş, Şu anda dünyanın en büyük dördüncü saat üreticisidir. Grup diyorum çünkü aslında bir çok markanın saatlerinin üretim lisansına sahip:  DKNY Skagen Michael Kors Misfit Adidas Armani Exchange Burberry Chaps Diesel Emporio Armani Karl Lagerfeld Kate Spade Marc Jacobs Relic Tory Burch, WSI  Zodiac Şu anda dünyanın 150 ülkesinde faaliyet gösteren 14.000 çalışanı bulunan bu saat devinin, yıllık saat şatış gelirleri de 2.2 milyar dolar seviyelerinde

En Dayanıklı Saati Üretmek ve Casio G-Shock Tarihi

        S aat dünyasında sanırım sağlamlık dediğimizde hepimizin aklına Casio G-Shock serisi gelecektir. Yaklaşık 35 yıllık bir felsefenin bir sentezi olan bu dünyanın en dayanıklı saatini üretme çabası, büyük bir teknolojik mücadelenin hikayesi olmuştur. 1974 yılında başlayan dijital saat devrimi 1980'li yıllarda Casio mühendislerinin daha dayanıklı bir saat nasıl üretebiliriz düşüncesi ile birleşince, 1983 yılında ilk G-Shock modeli DW-5000C'nin ortaya çıkmasını sağlamıştır. O günden bu güne hem ekstrem sporlar hem de günlük hayatında sağlamlık arayanların ortak tutkusu olmayı sürdürmüştür. Her yıl 150'e yakın modelinin piyasaya sürüldüğü bu seri her kesime hitap etmeye devam etmektedir. Peki bu başarının arkasında ki felsefe nedir? Gelin hep beraber ona bakalım. En Dayanıklı Saati Üretmek  Dediğim gibi Ibe Kikua'nın başında olduğu bir grup Casio mühendisi "triple ten" veya Türkçe'ye çevirirsek "on üçlü" prensibiyle bir saat tasarla

James Bond Filmleri ve Saatleri

          S ean Connery mi Roger Moore mu? Evet, tahmin ettiğiniz gibi James Bond filmlerindeki favori karakterinizi soruyorum. 1962 yılında İan Fleming'in eserinden beyaz perdeye yansıyan yapım unutulmaz bir ajan filmi serisi oldu. Tabi biz erkekleri cezbeden en önemli unsur filmlerde karizmasıyla bizleri etkileyen ajanlarımızdı ve bu karizmanın en önemli araçlarından biri de kollarında ki saatleriydi. Şimdi hep beraber yıllara göre James Bond filmlerideki saatlere bakalım. 1962-Doktor No İan Fleming saat olarak Rolex Explorer kullanıyordu ve haliyle de ilk filmde James Bond'un kullandığı saat bir Rolex Submariner oldu. Benim favori karakterim Sean Connery'e de bundan aşağı bir saat yakışamazda zaten. Deri kayışı ve tarih göstergesi olmayan bu model filmin havasına da yakışmıştı. 1963-Rusya'dan Sevgilerle 1964-Altın Parmak Bu iki filmde de Sean Connery'in saatleri yine Rolex Submariner oldu. Altın Parmak filminde kayışı bu sefer tekstildi.

Dijital Saatin Yükselişi: Casio ve Sigara Yüzüğü

              D ijital saat deyince hepimizin aklına gelen ilk marka tabi ki Casio markası oluyor. Dayanıklılığı ve ucuz ürünleriyle kalite performans oranını en iyi tutturan bu marka, benimde askerlik zamanın  sahip olduğum F/91W-1DG klasik modeliyle herkes tarafından biliniyor. Peki bu marka aslında nasıl ve ne amaçla kurulduğunu hiç düşündünüz mü ? Hadi hep beraber bunu inceleyelim. Sigara Yüzüğü 1946 yılında Tadao Kashio, tarafından şirket asıl olarak sigara yüzüğü üretmek için kuruldu. Bu ürün yüzüğün üstünde sigaranın gireceği bir yer olan ve sigaranın oraya takılı olarak tüketildiği bir tüketim malzemesiydi. Şimdi bize komik gelse de o zaman için Japonya'da oldukça tutan bir ürün olmaya başarmıştı. Bu başarı üzerine Kashio, yeni sektörlerde şansını denemek istiyordu ve elektronik hesap makinesi işine girmeye karar verdi. Zamanını ötesinde bir ürün olan Japonya'nın ilk elektronik  hesap makinesini 1954 yılında tasarladı. Bu başarı üzerine 1957 yılında

Safir Cam Nedir ?

        D ünya üzerinde bilinen en sert madde, karbonun bir allotropu olan elmastır. Elmas sertlik derecesi olarak 10 Mohs'tur ve aynı elmas gibi safirde  milyonlarca yıl yer altında yüksek basınç altında oluşur. Safir, alüminyum oksidin kimyasal bir formudur ve sertlik derecesi 9 Mohs olarak elmastan sonra en sert maddedir. Bu yüzden safir camı sadece elmas çizebilmektedir.  Günümüzde ise gelişen teknoloji ile sentetik olarak üretilebilmektedir. Ekstrem hava koşullarına ve sıcaklıklara dayanıklı olan bu madde yapay olarak da  üretilebildiğinden çeşitli sektörler kullanım olanakları vardır. Üretim tekniklerindeki bu ilerleme saat üreticilerin de dikkatini bu dayanıklı maddeye yönelmiştir. Özellikler yüksek sertlik ve mekanik dayanıklılık mükemmel bir termal iletkenlik ve ısı direci yüksek ışık geçirgenliği optik olarak işlenebilirlik bir çok yüzeye kaplanma kabiliyeti Neden Safir Cam ? Uzun zamandır sentetik safir cam kullanan lüks saat üreticileri bu maddeni

Saat ile Yaşayan Kasaba: Glashütte

            D resden şehrine yakın ormanların ve dağların arasında bulunan 7000 kişinin yaşadığı bir kasaba düşünün, ama bu kasaba  görünüşte ufak gözüken ama içinde devasa İsviçre saat endüstrisine kafa tutmaya beceren markaların olduğu Almanya'nın saat yapımındaki gururu Glashütte'dir. Yıllık yaklaşık 30.000 saat üreten bu bölge, üst seviye saatler üretmesi ile de yıllık yaklaşı 500 milyon Euro ciro elde ediyor. Sırasıyla Lange & Soehne, Glashütte Original, Union Glashütte, Tutima, Moritz Grossmann, Wempe Glashütte, Nomos Glashütte, Muehle-Glashütte, B.Junge & Soehne ve Bruno Soehnle gibi ünlü firmalarıyla İsviçre saatleriyle yarışıyorlar. Gördüğünüz gibi ufak bir kasaba için hem sayı hem de kalite açısından gerçekten göz kamaştıran bir manzara. Bu markalar içinde en eski olanı  Lange & Soehne'nin kuruluş tarihi 1845 yıllarına uzanıyor. Yani kasabanın saat üretimi ile ilgili uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Günümüzde ise bazı firmalar rekabet olanaklarını ve

Blancpain Fifty Fathoms İlk Dalış Saati

                  M odern dalış saatlerinin atası olan Blancpain markasının Fifty Fathoms modeli herkesin bildiği bir klasik saat. Benim anlatmak istediğim ise onun hikayesi. Robert Maloubier ve Claude Riffaud adlı iki Fransız donanması askeri, dalgıç askerler için suyun altında kullanabilecekleri bir saat modeli arıyorlardı ama istedikleri özelliklerde bir saat bulamadılar. Bunun için kafalarındaki özellikte bir saat üretmek için çeşitli saat üreticilerine gitmelerine rağmen bir sonuç elde edemediler. En sonunda Blancpain firmasını başkanı Jean Jacques Fiechter onların fikrini beğendi ve saati yaratmak için birlikte hareket ettiler. Saatin  o zaman için alışılmıştan büyük bir kasa çapı olan 41 mm olması ve ilk defa düşünülen döner bir bezel ile üretilmesi planlanmaktadır. Bu  bezel sayesinde dalgıçlar, dalışa başlangıç saatlerini daha rahat takip edebileceklerdir. İkinci önemli tasarım gelişimi ise siyah kadranında yer alan lüminesans kollar ve indekslerdir, çünkü askeri göre

Gece Karanlığında Görmek: Lüminesans Saatler

             H epimiz gecenin bir yarısı saatin kaç olduğunu öğrenmek istediğimizde kolumuzu çevirip indekslerin o tatlı rengini gördüğümüzde rahatlar ve sabahın daha gelmediğinin farkına vararak uykumuza dalarız. İşte bu gece karanlığında bizi aydınlatan bu teknolojinin gelişimi 1900'lü yılların başlangıcına uzanmaktadır. Bütün teknolojik gelişmelerin savaşlardan hız alması gibi lüminesans saatlerde 1. dünya savaşında radyum radyoaktif maddesinin çinko sülfat ile karışımından elde edilmiştir. Aslında 1800 yıllarında keşfedilen radyum maddesi tek başına ışıma yapsa da yeterli bir etki gösterememiştir ve yüksek miktarda kullanımı da tehlike arz etmektedir, ama çinko sülfat ile karışması sonucunda çinko sülfatın içinde yer alan fosforu tetikleyerek etkili bir lüminesans madde elde edilmiş oldu. Çeşitli luminesans maddeler karıştırılarak farklı renklerde ışıma olması da sağlanmaktadır. Fakat zamanla radyumun kullanılmasının çok daha ciddi etkilerinin olduğu görüldü. Sorun saatleri

Omega Railmaster ve Tren Saatleri

                  2017  yılında Omega Master serisinde yer alan Speedmaster, Seamaster ve Railmaster serilerini kısıtlı sayıda yeniden üreterek tanıttı ve benim en sevdiğim saatlerden olan Railmaster yenilenmiş oldu. Saat hakkında yorumlarıma geçmeden önce tren saatleri hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. 1900 yılları öncesi trenlerin şu günlerden daha önemli olduğu günlerde tren görevlilerinin kullandığı saatlerin hassas ölçüm yapması önem taşıyordu, çünkü daha önceden dakiklik yüzünden tren kazası olmuştu.  Bu yüzden Omega sıcaklık farklılıklarından en az şeklide etkilenecek ve oldukça dakik bir saat üretme yarışına başladı. Bizim topraklarımızda da bu yüzden Omega saatleri oldukça moda oldu.  İşte 1957 yılında ilk Railmaster saati antimanyetik özellikle olarak piyasa sürüldü. İlk üretilen bu saat aynı zamanda 60 metre su geçirmezlik özelliğine sahipti. Piyasaya güncellenerek sunulan model 40 mm. kasa çapı ve 12,5 mm. kasa kalınlığına sahip. Ok şeklinde kolları ve yine

Starmen ve Omega Speedmaster

                      O mega bu sene Speedmaster saatinin 60. yılı şerefine George Clooney ve ve Buzz Aldrin'in yer aldığı "Starmen" adlı kısa bir film hazırladı. Bildiğiniz gibi Omega Speedmaster Ay'a giden ilk saat modeli ve bu vesileyle Apollo 11'in bu başarısının aynı zamanda ortağı. Bu kısa belgeselde George Clooney genç yaşında bu olağanüstü maceranın üzerinde bıraktığı etkiyi ve aynı zamanda bu olayla birlikte çocukluk kahramanı Buzz Aldrin ile tanışıyor. Belgeselde bu yolculuğun önemli aşamalarını perdede beraber izlerken her ikisi de Ay'a yapılan bu yolculukla ilgili neler hissettiklerini kısada olsa gayet vurucu bir şekilde anlatıyor. Omega tarafından gayet akıllı bir şekilde hazırlanmış bu Starmen belgeseli ile Omega Speedmaster'ın temsil ettiği sağlamlık ve dakiklik özellikleriyle  izleyiciyle duygusal bir bağ kurabiliyor.

Erkeklerde Zenginlik Göstergesi Olarak Saat

                   Ö zel mülkiyet kavramının daha olmadığın insanlığın emekleme aşamasında insanlar ortak bir hayat sürdürüyorlardı. Ava beraber çıkıyor, bölüşüyor ve ortak bir alanda hep beraber yaşıyorlardı. Ama zamanla kaynakların artması sonucu bunun paylaşılması aşamasına gelince bu günkü kapitalist düzen kendini özel mülkiyet adı altında ilk adımlarını gösterdi ve sonuç olarak insanlar birbirlerinden önce refah olarak sonra da bunun dışa yansıması olan statü farkı doğdu. Bu statü farkı da kendini zenginliğin dışavurumu olan mücevherler ile gösterdi. Bu noktada da günümüzde bunun erkekler için en bariz gösteriminin kollarımıza taktığımız saatler ile olduğu apaçık bir gerçek olarak duruyor.  Günümüzde herkesin zevkine göre farklı fiyat aralıklarında birçok markasının koleksiyonları bulunmaktadır. Markalar ürünlerini pazarlarken önceleri diğer markalardan teknoloji olarak üstünlüklerini ortaya koyarlar ve bu şekilde reklamlarını konumlandırırlardı. Fakat günümüz tüketim çağında

Trityum Saatler Ne Kadar İyi ?

           L üks saat modellerine bakanlar eminim saat özelliklerine baktıklarında indexlerinin trityum tüplü olduğuna dair bir bilgi göreceklerdir. Peki neden lüks saat üreticileri  bu tarz bir maddeyi  saatlerinde kullanıyorlar? Öncelikle Trityum maddesinin ne olduğunu bilmek gerekli.Trityum maddesi, hidrojenin radyoaktif bir izotopudur. 1934 yılında keşfedilmiştir ve sembolü genellikle "T" harfiyle gösterilir. Bir izotop olduğu için kimyasal özellikleri hidrojen atomuyla aynı olmasına rağmen fiziksel özellikleri farklıdır. Hidrojenin az bulunan bir izotopu olmasıyla birlikte radyoaktiftir, bu yüzden yarılanma ömrü 12,46 yıldır. İşte asıl önemli nokta burada ortaya çıkıyor. Radyoaktif bir madde olması nedeniyle sürekli ışıma yapan bu madde karanlıkta herhangi bir ışık kaynağından enerji almaya ihtiyaç duymuyor. Bu yüzden silahların nişangahlarında da bu madde kullanılmaktadır.Şu an kullanılan luminans indeksler gibi ışıktan güç toplamadığı için aşırı karanlık ortamlar